Günümüz insanları alışkanlığın
getirisi (pardon götürüsü) olarak küfretmekten kendilerini alamıyorlar. Bu
hadise çok utanç verici ve bir o kadar da üzücü bir durumdur aslında ama bunun
farkında olan kesim çok az.
Ben de küfredebilirim ama bazı nedenlerden
dolayı yapmıyorum bunu…
Bu dil biz insanlara Allah tarafından verilmiş büyük
nimetlerdendir. Bu nimetle yemek yeme, tat alma, Allah’ı zikretme, İslamî
konularda konuşma gibi faaliyetleri yapıyoruz. Ben bu güzel işleri yaparken
orayı küfür pisliğiyle kirletemem. Kirletemem çünkü; buna ne insanlığım, ne de
müslümanlığım izin verir.
Bir gün bir küfürzâdeyi/küfürzedeyi
yakaladım ve sormaya başladım:
--Dostum neden küfredersin?
-Abi sinirlenince yapasım geliyor, tutamıyorum kendimi.
Sohbeti koyulaştırıp sormaya devam ettim:
--Hımm… Dostum sen bir köpeğe vursan, köpek ne tepki verir?
-O da bana saldırır muhtemelen
--Hımm… Yani senin yaptığını(küfretme işini) yapar değil mi?
- Eee… e-evet
--Yapma be dostum, yapma, hayvanın yaptığı gibi yapıyorsun.
Yapma da arada biraz fark olsun. Yapma da
insanlığın ortaya çıksın.
Neyse, bir soru daha sordum:
--Sen anne ve babanın yanında küfreder misin?
-Tabii ki hayır!
--Hımm… Anne ve babana saygın var diye yanlarında küfür
pisliğine batmıyorsun. E annen-babana saygın var diye küfretmiyorsun, kendine
hiç mi saygın yok. Saygın yok ki böyle yapıyorsun. Kendine karşı saygısızlığın;
kişiliğindeki kusurları gün yüzüne çıkarıyor…
- (…) (uzun bir sessizlik) (…)
Küfürbazlara
sesleniyorum, küfürboz olun! Küfrünüzü bozun, kendinize, insanlığınıza dönün…
-İbrahim GÜNGÖR